MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, daha önce aralarındaki borç nedeniyle kardeşi olan katılana verdiği çeki ödeyip almak için oğlu .... ve tanık .... ile birlikte katılanın işyerine gittiğinde borcunu ödemek için içi kağıt dolu siyah poşeti içinde para olduğunu söyleyerek katılana verip çeki aldıktan sonra katılan poşeti açacağı sırada oğlu ....’un poşeti katılanın elinden alıp kaçtığı, kendisi de oğlunun peşinden koşar gibi yapıp çeki vermeden kaçtığı iddia edilen olayda; sanık ile katılan arasında suça konu çeke ilişkin borcun olup olmadığına dair mahkememiz dosyası ile bağlantılı .... Hukuk Mahkemesinin ...... esas .... karar sayılı dosyada alacak davasının bulunduğu ve bu davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olmakla,dosyanın denetime imkan verecek şekilde onaylı bir örneğinin dosya arasına alınıp bahse konu davanın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 167/2. maddesine göre, dolandırıcılık suçunun, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek cezanın yarı oranında indirileceğinin hüküm altına alındığı ve somut olayda da, sanığın, katılanın aynı konutta oturmayan kardeşi olduğu dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 167/2. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine yönelik ihtarın yapılmaması suretiyle TCK'nın 51/7. maddesine aykırı davranılması,
Denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının bildirilmemesi suretiyle TCK'nın 51/8. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.