MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, 30.04.2009 düzenleme tarihli, 450.000 TL bedelli suça konu iki adet senedi sahte olarak düzenleyerek, katılan aleyhine icra takibi başlattıkları ve bu şekilde üzerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda; katılanın, sanık ....., ortak oldukları şirket ile ilgili her türlü işlemi yapmak ve borçlandırıcı şekilde bonoları düzenlemek üzere 13.04.2009 tarihinde vekaletname verdiği, bu vekaletnamenin 16.09.2009 tarihinde azilname ile kaldırıldığı ancak bu azilnamenin sanık ..... tebliğ edilememiş olduğu dolayısıyla suça konu bonoları düzenlediği tarih itibariyle şirkette bono düzenlemeye yetkili olmadığına dair bir bilgisinin bulunmadığı yine katılanın söz konusu şirketteki hissesinin devrini 02.12.2010 tarihli şirket ortaklar kurulu kararı ile gerçekleştiği yani azilin gerçekleştiği söylenen 16.09.2009 tarihinden yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra ortaklığın sona erdiği anlaşılmakla, düzenlendiği tarih itibariyle geçerli bir resmi belge niteliğinde sayılan bonolar yönünden resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair iddia dışında kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, yüklenen dolandırıcılık suçunu ise işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy