MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2, 53. maddeleri gereğince
mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın ve temyiz dışı sanık ...'ın birlikte müştekinin iş yerine giderek, Sosyal Güvenlik Kurumundan geldiklerini, inceleme yapacaklarını söyleyip kimlik göstererek bir kısım evrakları inceledikten sonra yanında sigortalı çalışan olmaması nedeniyle müştekiye ceza yazacaklarını, kendilerinin yazdıkları cezalardan prim aldıklarını, 100 TL verirse müştekiye ceza yazmayacaklarını söyledikleri, müştekinin parasının olmadığını söylemesi üzerine, 50 TL istedikleri, müştekinin tekrardan parasının olmadığını söylemesi üzerine oradan ayrıldıklarının iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın eylemini SGK kimliği kullanılması ile gerçekleştirmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy