MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanın hayvanlarını sattığı pazara gelerek, katılanla 53 adet oğlağın satışı konusunda 3150 TL’ye anlaştıkları ve katılana 500 TL kapora verdikleri, geri kalan parayı ise Eskişehir'de vereceklerini söyledikleri ve katılanın kamyoneti ile Eskişehir’e gittikleri, burada katılanın sanıkların gösterdiği yere oğlakları bıraktığı, daha sonra hep beraber bankadan para çekmeye gittikleri, sanıkların katılana beklemesini söyleyip bankadan para çekmek amacıyla yanından ayrıldıkları, katılanın yarım saat beklediği halde sanıkların gelmedikleri, bunun üzerine oğlakları indirdiği yere gittiği ancak oğlakları bulamadığı ve sanıklara da ulaşamadığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 58/1. maddesinin "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır" hükmüne aykırı olarak, Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2006 tarih ve 2005/363 esas, 2006/50 karar sayılı suç tarihinden sonra 17.02.2006 tarihinde kesinleşmiş hükmünün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince ugyulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan TCK'nın 58. maddesinin tatbikine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy