MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçunun, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle işlenmesi TCK'nın 158/1-b bendinde, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak kabul edilmiştir. Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlar, başkalarına güven duymaya,sığınmaya en fazla ihtiyaç duyduğu anlardır. Kişinin örneğin doğal bir afete veya trafik kazasına maruz kalmasından ya da hastalığı yüzünden içine düştüğü çaresizlikten yararlanılarak aldatılması daha kolaydır. Zor ve tehlikeli durumda olduğunu söyleyerek menfaat sağlanması, acıma ve yardım duygularının kötüye kullanılması suretiyle suçun işlenmesindeki kolaylık nedeniyle bu hâl ağırlaştırıcı neden sayılmıştır. Bir yakınının hastanede,karakolda, cezaevinde, vb, zor veya tehlikeli bir durumda olduğundan bahisle, ona götürülmek üzere para ve eşya olarak mağduru dolandıran kimse, onun, merhamet, acıma, yardıma koşma, korku ve telaşa kapılma duygularını sömürmektedir. Tehlikeli durumun gerçekte var olmadığı halde mağdurun buna inandırılmış olması nitelikli halin uygulanması için
yeterlidir. Yalanda olsa mağdur gerçekte düşmüş olabileceği tehlikeli durum veya zor şartlar içine düşmekte ve o durumun gerektirdiği ruhsal ve psikolojik tepkilerle hareket etmektedir.
Katılanın babası olan ... 'in 24/04/2009 tarihinde vefat ettiği, vefatından önce yakını olan sanık ... tarafından kendisine bakıldığı ve bu amaçla başlayan bakım ilişkisi nedeniyle tarafların herhangi bir sözleşme yapmadıkları, Ziraat Bankası Beyazıt Şubesinde hesabı bulunan ...' in zor ve hastalıklı halinden faydalanarak sanıkların 06.04.2009 ve 17.04.2009 tarihlerinde banka şubesine götürerek hastane masrafları için hesabından para çektirdikleri, işlemlerin banka görevlileri huzurunda yapıldığı, tedavi amacıyla harcanacağı söylenerek sanık ...'nın adına hesap açılıp toplam 331.937.24 TL' nin yatırıldığı, hastane kayıtlarından yaptırılan harcama dökümlerinde ise Acıbadem Hastahanesine 7.000 TL, ... Park Hastahanesine de 1.000 TL kadar para harcandığının tespit edildiği, sanıkların zor durumda olan ...'in hastane masraflarında harcanacağını söyleyerek hesabında bulunan tüm parayı sanık ...'nın hesabına aktarmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ...'nın ölenin amcası olup bakıma muhtaç olması nedeniyle yıllardır bakımını kendisinin yaptığı, ölenin rızası ile paraların çekilip hesabına aktarıldığı, paranın bir kısmının bakım masrafları için harcandığı kalanın ise ölen tarafından kendilerine bırakıldığına dair savunması ile 06.04.2009 tarihinde yapılan bankadan para çekme işlemi sırasında ölenin algılama yeteneğinin yerinde olup 17.04.2009 tarihli işlem hakkında ise görüş bildirilemeyeceğine dair Adli Tıp Raporu karşısında sanıkların müsnet suçtan mahkumiyetlerine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy