MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Cumhuriyet savcısının, 25/11/2011 tarihinde verilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra, 28/12/2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz dışı sanıklar ... ve ...’in, katılan ile anlaşıp sanık adına faturalandırılarak aldıkları şeker ve lokumu sanıktan kiraladıkları depoya koydukları ve katılanın parasını ödemeden depodan malları alıp kaçtıkları iddia edilen olayda;
Müşteki ...'in şirket çalışanı olması, sanıklarla irtibata geçen ve pazarlık edenin şirket ortağı ... olması karşısında, adı geçen şirket ortağının beyanına başvurulmaması, sanıklar ile müştekinin ve ...'un yüzleştirilmemesi, 09/12/2010 tarihli faturanın neden depo sahibi sanık ... adına düzenlendiğinin, faturayı düzenleyenin kim olduğunun araştırılmaması suretiyle eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Sanık ...'ın deposunu diğer sanıklara kiraladığının sabit olması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemine ne şekilde iştirak ettiğinin ve delillerin nelerden ibaret olduğunun gösterilmemesi suretiyle yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup,sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.