MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanların babası olan ve yargılama aşamasında vefat eden Ömer adına suça konu 600 TL bedelli sahte senet tanzim ettirip Ömer aleyhine icra takibi başlatmak suretiyle menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda;
Sanığın bakkal işlettiğini, ....’in kendisinden veresiye mal aldığını, borcu olan 600 TL için suça konu senedi verdiğini, ödenmeyince icra takibine koyduğunu savunması, alınan bilirkişi raporlarında senetteki yazı ve imzaların sanık ve ....’e ait olmadığının belirtilmesi, tanıklar .... ve .....’ın ....’in sanığa 600 TL borcu olduğunu sanık ile konuşurlarken duyduklarını beyan etmeleri, tanık Halil İbrahim’in sanık ve .....’in senet tanzimi için kendisinden ricacı olduklarını, bu nedenle 600 TL bedelli senet tanzim edip verdiğini ancak senedin yanında imzalanmadığını ifade etmesi, senedin 2006 yılında icra takibine konulması sonrası ödeme emrinin .....’e 18/09/2006 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, .....’in 04/08/2008 tarihinde emekli maaşından başka geliri bulunmadığını, maaşına yapılan haciz nedeniyle mağdur olacağını bu nedenle haczin kaldırılması talebiyle.... Mahkemesine şikayette bulunduğu ve 06/08/2008 tarihinde talebin reddedildiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından senetteki yazı ve imzaların sanık, .... ve tanık ... İ....’in eli ürünü olup olmadığı yönünde ...... Dairesi’nden rapor alındıktan sonra, sanığın .... ile aralarındaki ticari ilişkinin tespitine yönelik defter, fatura veya başka bir belge bulunup bulunmadığı araştırılıp, ....’in icra takibinden çok sonra şikayette bulunması da nazara alınıp borca ve imzaya karşı bir itirazda bulunup bulunmadığı veya menfi tespit davası açıp açmadığı da araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy