MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 62, 52/2-4, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6217 Sayılı Kanunun 13.maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 20.11.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilmesi karşısında, mahkemenin temyiz harcı ödenmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin 23/02/2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanığın emlakçılık yapan tanık ... vasıtasıyla katılanın evine müşteri olduğu ve dairenin satışı konusunda katılanla anlaştıkları, birlikte tapuya giderek işlem yapacakları sırada sanığın harç yatırması gerektiği bahanesi ile 500 TL para aldığı ayrıca telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek katılanın telefonunu da alıp birisiyle görüşüyormuş gibi yaparak katılanın yanından uzaklaşıp ortadan kaybolduğu olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "30 gün", “25 gün” ve " 500 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", “ 4 gün” ve " 80 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.