MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuk ...'in suç tarihi olan 02.06.2011 günü gece saat 03.00 sıralarında eve gelerek annesi ... 'dan uyuşturucu almak için zorla para istediği ve annesinin param yok deyince annesine yönelik küfürler ettiği ve evdeki eşyaları kırıp parçalamaya başladığı, evdeki televizyonu alıp pencereden aşağıya attığı ve bu sırada ...'a ait (işletimi ... Elektirik Aş tarafından yapılan ) elektrik tellerine zarar verdiği ve mahalledeki elektriklerin kesilmesine neden olduğu, evdeki bıçağı eline alarak taşkınlık yaptığı ve yoldan geçenlere sallamaya başladığı iddiası ile işlem yapılmak üzere getirildiği karakolda, ifade odasındaki bilgisayar kasasına, masa ve sandalyelere tekme atıp eşyaları dağıtıp kırdığı, karakolun kapı camına kafa atıp camını çatlattığı suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı, şikayetçi ve tanıkların beyanları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.