MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ......'nın, suç tarihinde müştekinin yanına gelerek oğluna 150 TL borcu olduğunu belirtip parayı kendisiyle oğluna göndermek istediğini söylediği, müştekinin bu teklifi kabul etmesi üzerine sanığın müştekiye “ sana 200 TL vereyim sen de bana 50 TL ver” dediği, müştekinin de iç yeleğinin cebinden 600 TL para çıkararak sanığa bu paranın içinden 50 TL almasını söylediği, sanığın ise paranın tamamını alarak “para burada olmaz parayı diğer cebine koy” dediği ve eliyle parayı müştekinin cebine koyar gibi yaptığı, akabinde araçla bekleyen ve oğlu olan diğer sanık ...... ile birlikte suç mahallinden kaçtıkları, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Sanık ...... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, müşteki ifadesi, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık .... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın adli sicil kaydındaki ..... Ceza Mahkemesi'nin 2007/47 esas ve 2007/158 karar sayılı ilamının kesin hüküm niteliğinde olduğu ve CMUK'un 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde yer alan TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.4.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.