MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; katılanın dedesi olan muris ...'dan miras kalan tarlaya kendisinin 26/09/2009 tarihinde buğday ektiğini ancak amcası olan diğer mirasçı ...'ın ölümü üzerine miras hakkına sahip olan oğulları ... ve ...'ın bu tarlayı diğer sanık ...'a suç tarihinde sürdürmek suretiyle yeniden ekin ektiklerini, bu şekilde kendi ekinine zarar verildiğini iddia ettiği, yapılan soruşturmada Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/188 Esas sayılı dava dosyasının celp edilerek incelendiği, muris ...'ın mirasçıları olan ...., .... ve ... arasında her hangi bir taksimat yapılmadığı, üç mirasçının bu tarlalara elbirliği ile malik oldukları, bu tarlaların uzun süredir murisin oğlu ... tarafından her hangi bir bedel verilmeksizin ekilip biçilmesinden dolayı murisin torunları olan ... ve ...'ın diğer
mirasçı ... hakkında hisseye vaki müdahalenin meni, tapu tescili ve ecrimisil talebine ilişkin dava açtıkları, müdahalenin meni davasının takip edilmeyerek müracaata bırakıldığı, diğer iki talebe ilişkin yargılamanın ise halen derdest olduğu, mülkiyet iddiaları hususunda henüz bir karar verilmediğinin anlaşıldığı, her ne kadar sanıklar ... ve ... hakların da mala zarar vermek suçundan dolayı kamu davası açılmışsa da sanıkların ve tanıkların beyanları, incelemesi yapılan Sulh Hukuk ve Kadastro Mahkemelerinin dosyalarında dava konusu yerin malikinin tam olarak tespit edilemediği, bu konuda açılmış davaların bulunduğu, katılanın da beyanında geçtiği üzere sanıkların babası olan ... ile aralarında davanın devam ettiği, davanın konusunun tapu iptali, Meni Müdahale ve Ecri misil olduğu, sanıkların da kadastro mahkemesinin incelenmesinde açıkça görüldüğü gibi davalı ...’ nin mirasçıları olduğu, anlaşılmakla dava konusu yerin mülkiyeti konusunda ihtilaf bulunması ve bu ihtilaf konusunun katılan tarafından da kabul edilmesi, olayın hukuki bir uyuşmazlık niteliğin de olduğu, mülkiyet sorununun halen çözülemediği anlaşılmakla, sanık ... hakkında ise mala zarar verme suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de daha öncesinden de ...’a ait olduğu bildiği, inandığı araziyi ...’ın mirasçısının talimatıyla sürmesi ve bu sürme işleminin ... zamanında olması ve arazinin mülkiyeti konusunda ihtilaf bulunması karşısında sanığın üzerine atılı suçu kasıtlı şekilde işlediğine dair delil bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında beraatlarına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.