MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 43/1, 52/1-2, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12/01/2009 yerine 2006 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın katılanlara ait şirkette muhasebe-finans müdürü olarak çalıştığı, şirkete ait hesapla ilgili işlemlerde imzaya yetkili müşteki ...'ın güvenini kazanarak katılanların rızası dahilinde bankada sözlü talimatla işlemler yaptırdığı, bu şekilde katılanlara ait şirket hesabındaki paraları başka hesaplara aktardığı veya elden çektirip kendi hesaplarına aktardığı, kendisine tevdi ve teslim olunan keşidecisi ..... Elemanları Reklam San.Dış Tic.Ltd.Şti olan 15.10.2007 keşide tarihli ve 20.000 TL bedelli çeki ....sında bulunan hesabından tahsil ettiği, katılanlara tarafından olayın anlaşılması üzerine sanığın soruşturma aşamasında suçunu ikrar ederek mal varlığındaki bir kısım araç ve taşınmazları katılanlara devrettiği, olayda; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy