MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın, sanık ... abisi .... 02/11/2010 tarihinde atölye olarak kullanılmak üzere işyeri kiraladığı yaklaşık 5 ay sonra kiralanan işyerinden ayrıldığı, ancak 9 tona yakın demir malzemesini işyerinde bıraktığı, sanığın olay tarihinde katılana ait demirleri hurdacıya sattığı, sanığın bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın duruşmada alınan savunmasında olay tarihinde dükkanı katılana kiraladıklarını ancak kira borcunu ödemediğini, hurdacıya sattığı demirlerin de kendisine ait hurda malzeme olduğunu savunması karşısında, olay tarihinde taraflar arasında kira sözleşmesine konu işyeri komşularının araştırılıp kimliklerinin tespiti ile olaya ilişkin beyanlarının tespit edilmesi, taraflar arasında söz konusu kira sözleşmesi yada suça konu demirlere ilişkin hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava bulunup bulunmadığının araştırılması, açılmış ise duruşmada incelenerek, bu dosyayı ilgilendiren belgelerin onaylı suretlerinin dosya arasına konulması, tüm delillerin toplanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının adl para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK'nın 52/2. maddesi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
3-5237 sayılı TCK'nın 52/3.maddesine aykırı olarak, hapis cezasından çevrilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemiş olması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy