MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK'nın 158/1-f-son, 62/1, 53/1, 52/4, 204/1, 43/1, 62/1, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılandan ... plakalı aracı 21/01/2009 tarihinde noter sözleşmesi ile satın aldığı ve araç için 24.750 TL bedelli sahte çeki verdiği, sanığın bir süre sonra tekrar katılan ile araç alımı konusunda anlaşarak 28/01/2009 tarihinde ... plakalı aracı noter satışı ile satın aldığı ve karşılığında 28.650 TL bedelli sahte çeki verdiği, bu suretle sanığın zincirleme nitelikte nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi gereğince 3 yıl hapis ve suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde adli para cezası belirlendikten sonra, bu miktarlar üzerinden aynı Kanun'un 43. maddesi uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, 158/1-f maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 100 gün olacak şekilde ceza belirlenip, 43. madde artırımı bu miktar üzerinden yapılmak suretiyle eksik ceza tayini ile ayrıca, 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde 5.340 gün olarak hesaplandıktan sonra, bu miktar üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapılarak ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK'nın 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken doğrudan haksız elde olunan yararın iki katının esas alınması suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde ve eksik ceza tayini, hususları aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 02/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.