MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Kanun'un 160. Maddesi gereğince bankacılık zimmeti, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6110 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun ceza dairelerinin görevlerini düzenleyen 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun istikrarlı kararlarıyla sürdürülen uygulamaya göre, çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, ağırlatıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava, daha ağır olarak kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın, daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adlî para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
İncelenen dosya içeriğine göre, ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasına esas olan 04.03.2009 tarihli iddianamede; ... Bankası ... şubesinde bireysel krediler servisinde görev yapan sanık ...’un, diğer sanık ... ile iştirak halinde hareket ederek sahte kredi sözleşmeleri ile bankadan şikayetçiler adına kredi alarak ... bankası ile şikayetçileri zarara uğrattıklarının iddia olunması nedeniyle; resmi belgede sahtecilik suçunun yanında, 4389 sayılı Kanun’un 22/3. (5411 sayılı Kanun’un 160.) maddesindeki bankacılık zimmeti suçunun da tavsif edilmiş olması karşısında;
Temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan bankacılık zimmetinin suçunun cezasının, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5411 sayılı Kanun’un 160. maddesinde altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olduğu, sahtecilik suçunun cezasının ise, 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği gözetildiğinde;
İddianamelerdeki anlatım ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesinin Yüksek (7.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy