MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52/2-4, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kararın sanığın yokluğunda verilmesi nedeniyle tebliği gerekeceğinden, yasa yolu bildiriminde “tefhim ve tebliğ“ denilmesinin yanıltma sayılamayacağı ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/12/2010 gün ve 2010/4-199 esas ve 2010/48 sayılı kararında vurgulandığı üzere, sanığa daha önce yapılmış bir tebligat söz konusu olmayan adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine aykırı olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği, bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın katılanın kızı ile tanışıp kendisini istihbarat görevlisi olarak tanıttıktan sonra ailesinin öldüğünü, Muğla ilinde taşınmazlarının bulunduğunu söyleyerek katılanın kızıyla nişanlandığı, sonrasında katılandan tapu devir teslim bahanesiyle 4000 TL aldığı, bu şekilde katılanı hileli hareketlerle dolandırdığı gerekçesine dayanan kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.