MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Sanığın dolandırıcılık suçundan beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müteahhit olan sanığın, kat irtifakı tesis aşamasına kadar hukuki prosedür çerçevesinde hareket etmesine rağmen bu aşamadan sonra katılan ve vekilinin konu hakkındaki bilgisizliğinden de istifade ederek, hataya düşürmek suretiyle ilk sözleşmede anlaştıkları oranın daha üzerinde, katılan aleyhine fazladan hisse temin etmek suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; taraflar arasında 2006 yılında noterde düzenlenmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunduğu, inşaatın devamı süresince taraflar arasında ve müteahhit ile diğer bazı arsa pay sahipleri arasında çeşitli hukuki ihtilaflar nedeniyle hukuk davalarının açıldığı, 02.06.2010 tarihinde katılanın gerekli devir işlemlerinin yapılması maksadıyla vekalet ile yetkilendirdiği üniversite mezunu kızı ile sanığın tapu müdürlüğünde katılanın bir kısım hissesinin sanığa bedel karşılığında devrine ilişkin resmi senedin “okudum” denilerek taraflarca imzalandığı sonrasında ise inşaatın bitmesi ve katılana teslimi aşamasında, yine katılanın yetkilendirdiği kızı ile sanığın ve diğer hissedarların tapu müdürlüğüne gittikleri, tapu memuru huzurunda tapu memurunca düzenlenen kat irtifakı tesisine ilişkin resmi senedin “tamamı okunup okutularak” taraflarca imzalandığı anlaşılmakla, tüm bu oluş ve dava dosyasındaki deliller karşısında, sanığın söz konusu eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, ihtilafın hukuki mahiyette olduğu gerekçesiyle sanık hakkında kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçların sübut bulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA, 25/02/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy