MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157, 62, 52/2-4 ve 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, akrabalık bağını kullanarak ve kuracakları şirkette milletvekillerinin de olduğunu beyan ederek, katılanı hileli hareketleriyle kandırmak suretiyle gerek elden gerekse de ... havalesi yoluyla değişik zamanlarda birçok kez katılandan para aldığı ve böyle bir şirket kurmadığı gibi katılanın paralarını da iade etmediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında 2009 olarak belirsiz yazılan suç tarihinin, en son menfaatin temin edildiği 27.06.2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş olup, sanığın değişik zamanlarda farklı bahanelerle katılandan para istemesi şeklindeki eyleminden dolayı TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, kararın hukuka aykırı olduğuna ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığına dair sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.