MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık .....hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanığın bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmış ise de, 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla değişik Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi araştırılmadan yapılan tebligat usule uygun olmadığından, sanık müdafi tarafından verilen 01/10/2009 havale tarihli yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçenin öğrenme üzerine ve süresinde verilen temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanığın, katılanın araç kiralama şirketinden kiraldığı...... plakalı aracı kira süresi bittiği halde iade etmeyip başkasına sattığı iddia edilen olayda; sanığın aynı eylemi nedeniyle ..... Mahkemesinin .... esas,..... karar sayılı ..... tarihli kararı ile şikayet yokluğundan düşme kararı verildiği dosya kapsamından anlaşılmakla aynı suç nedeniyle iki ayrı hüküm kurulamayacağından sanık hakkında CMK'nın 223/7. maddesi gereğince mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.