MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan ...'ın nakliye firması aracılığıyla, ... makarnalarının Urfa İlinde bulunan bayiisine nakledilmek üzere, 11.800 kg makarnanın sanık ...'un kullandığı ... plakalı araca yüklenerek sanıklar ... ve ...'a teslim edildiği; ancak, hizmet ilişkisi gereği sevk irsaliyesi düzenlenerek kendilerine teslim edilen söz konusu makarnaların istenilen yere ulaştırılmayarak kamyon garajında saklandığı, makarnaların satıldığına dair yapılan ihbar üzerine sanıklar ..., babası olan sanık ... ve sanık ...'ın yakalandıkları, makarnaların bir garajın içerisinde kamyona yüklü vaziyette üzerine çadır çekilmiş olarak bulunmasının ardından muhafaza altına alınarak katılana teslim edildiği, sanık ...'un üzerine yapılan aramada; söz konusu makarnalara ilişkin düzenlenen sevk irsaliyesinin ele geçirildiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek nakledilmek amacıyla kendilerine teslim edilen makarnaları uhdelerinde bulundurmak suretiyle üzerlerine atılı olan suçu işlediklerini iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre; sanıkların sabit görülen eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Manisa 2.Sulh Ceza Mahkemesince verilen doğrudan 600 TL adli para cezasının, karar tarihi itibariyle belirlenen miktar ve türüne göre kesin olup, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nın 305/1. maddesi uyarınca temyizi mümkün bulunmadığı ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca da tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında kurulan hükümden, tekerrüre ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "sanık ... hakkında Manisa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 23.11.1994 tarihinde verilen, 24.03.1995 tarihinde kesinleşen ve 24.03.1995 tarihinde infazına başlanılan 24 yıl hapis cezasına ilişkin tekerrüre esas mahkumiyeti nedeni ile hükmolunan cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” denilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy