MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlarına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanıklardan ...’ın, kendisine ait maden ocağında çalışmayan diğer sanıkları, işyerinde çalışıyor gibi göstermek suretiyle kurumu zarara uğrattıkları, bu nedenle de nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
...’ın kendisine ait maden ocağında çalıştığını belirttiği sanıkların prim borçlarını ödemiş olması nedeniyle kurumun herhangi bir maddi zararı bulunmadığından, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmamasının yanı sıra, sanıkların çalışmadıkları halde çalışıyormuş gibi gösterildiğine dair herhangi bir delil de elde edilemediğinden verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’ın hüküm tarihinden sonra 07.07.2011 tarihinde öldüğünün UYAP ortamında bulunan MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.