MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamuya ait eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
... beldesi, Soğuk Kuyu mevkiinde bulunan elektrik trafosunun yerinden sökülerek, trafonun içerisinde bulunan bakır tellerin çalındığı ve trafoya zarar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan incelemede, sanık...'den alınan kan örneğinin olay yerinden alınan sigara izmaritine bulaşmış tükürük örneği ile genotipik olarak uyumlu olduğunun belirlendiği, gerçekleştirilen hırsızlık olayının özelliği dikkate alındığında, uzmanlık gerektiren bir iş olması, tek başına yapılabilecek nitelikte bir eylem olmaması, görgü tanıklarının anlatımlarına göre de olay yerinde dört kişinin bulunması ve sanıkların, daha önceden aynı bölgede gerçekleştirilen hırsızlık olayını birlikte işlemiş olmaları nedeniyle, bütün sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket etmek suretiyle nitelikli mala zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık ... hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
01/06/2006 tarihli olay tutanağı ve 23/06/2008 tarihli rapora göre, hırsızlık suçu işlenirken trafo muhafazasının kullanılamayacak şekilde parçalandığı, trafonun vidalarının alınarak yerinden söküldüğü ve direğin üzerinden kopartılarak yere düşürüldüğü belirtilmekle, sanığın, kabloları kesmekle kalmayıp trafoya ve direğe de zarar verdiği dikkate alınarak kamu malına zarar verme suçunun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli hırsızlık ve nitelikli mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, kollukta ifadesi alınan tanık Bilal, sanıkların hepsini gördüğünü, özellikle birinin açık bir şekilde yüzünü gördüğünü belirttiği dikkate alınarak, tanığa soruşturma ve kovuşturma aşamasında suçu işleyen kişilerin
sanıklar olup olmadığı hususunda herhangi bir canlı teşhis de yaptırılmamış olması karşısında, tanık ile sanıkların mahkemede yüzleştirilerek suçu işleyenlerin sanıklar olup olmadığının kesin olarak belirlemesi, bu mümkün olmadığı taktirde sanıkların teşhise elverişli olan ve bütün yönlerden çekilmiş yeni fotoğraflarının temin edilerek kesin teşhisinin sağlanmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.