MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun gece saat 01:00 sıralarında .. Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait bilet satış ve kart dolum gişesinin camını kırarak 85 TL bozuk para ve 85 TL değerindeki biletleri alarak olay yerinde uzaklaştığı, farik ve mümeyyiz olduğu belirlenen çocuğun yakalandığında da suçunu ikrar ettiği, böylece suça sürüklenen çocuğun geceleyin nitelikli hırsızlık ve nitelikli mala zarar verme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuk ve katılan beyanları, ikrar, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Nitelikli hırsızlık ve nitelikli mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararları açısından; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/06/2013 gün ve 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde
gerekçesini de göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; haksız menfaat miktarının toplam 170 TL olduğu olayda, ondört yaşındaki suça sürüklenen çocuk hakkında, suç tarihinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren nitelikli hırsızlık suçundan, temel hapis cezasının dört yıl olarak belirlenmesinin, suç tarihinde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektiren nitelikli mala zarar verme suçundan, temel hapis cezasının üç yıl olarak belirlenmek suretiyle, özellikle elde edilen yararın miktarı göz önüne alındığında, hak ve nesafet kuralları ile TCK'nın 3. maddesine aykırı olarak orantılılık ilkeleri gözetilmeden, hapis cezasının alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini,
2-Nitelikli mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararı açısından ayrıca; 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 152. maddesinde yapılan değişikliğin, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu Kanun değişikliğine göre, 5237 sayılı Kanunun 152. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresinin “dört” şeklinde değiştirilmiş olması karşısında ve mahkumiyet kararındaki temel cezanın belirlenmiş olması da dikkate alınarak, söz konusu kanun değişikliğine göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.