MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 43/1, 62, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanın yetkilisi olduğu şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığı dönemde müşterilerden tahsil ettiği paraların bir kısmını şirkete teslim etmeyerek kendi ihtiyaçları için harcadığının iddia ve kabul edildiği olayda;
Sanığın hakkında yapılan icra takibinde imzaya ve borca itiraz ettiği, söz konusu itiraf dilekçesini kendisinin yazmadığını sadece boş kağıda imza attıklarını, makbuzlarda kayma olduğunu 15.000 TL açık çıktığını, kasten para almadığını savunması, alınan bilirkişi raporunda itiraf dilekçesindeki yazının sanığın eli ürünü olmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından katılan şirketin ticari defter ve belgeleri ile suça konu makbuzlarda adı geçen müşteriler ile yapılan mutabakat evraklarının getirtilerek suça konu makbuzlardaki tahsilatların yapılıp yapılmadığı yapıldı ise katılan şirkete teslim edilip edilmediği hususunda bilirkişi raporu alınarak, ayrıca icra dosyası getirtilerek borca ve imzaya itiraz edilen takip ile ilgili menfi tespit davasının bulunan bulunmadığı varsa onaylı bir örneğinin dosyaya konularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy