MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkrasında, sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesi yerine 141/1 maddesi yazılmış ise de, sehven yapılan bu hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; katılan ...'un sanıklar... ve ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın yanından geçtiği sırada sanıkların katılana hitaben "sen ne geziyorsun burada, şerefsiz, ananı avradını sinkaf ederim" diyerek hakaret edip, yumruk ve tekme atmak sureti ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, ayrıca kavga esnasında katılanın gözünde bulunan gözlüğün sanıklar tarafından kırılarak mala zarar verme suçunun işlendiğinin iddia edildiği anlaşılmakla, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanık...'in mağdura yönelik yaralama ve mala zarar verme eylemlerini kendisinin gerçekleştirdiğini beyan etmesi, diğer sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemiş olmaları, hakaret suçunun işlendiğine dair soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli delilin bulunmaması karşısında, mahkeme tarafından sanık ..., suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kasten yaralama, hakaret ve mala zarar verme, sanık ... hakkında ise hakaret suçundan verilen beraat; yine sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın mağdurun yüzüne tokat atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, tek fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu, sanığın hukuki durumunun TCK'nın 44. maddesi uyarınca farklı nevi'den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi ve sadece mala zarar verme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin iki ayrı suçtan yazılı şekilde uygulama yapılması, yaralama suçuyla ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sebebiyle bozma nedeni yapılamamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.