MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
13/09/2007 tarihli gıyabi hükmün, sanık müdafii Av. ... yerine, hukuki bağlantısı dosya kapsamı itibariyle saptanamayan Av. ...'e usulsüz bir biçimde tebliğ olunması karşısında; vekil Av. ...'nın 19/10/2012 tarihinde tebellüğ ettiği gerekçeli karara karşı verdiği aynı tarihli temyiz dilekçesinin süresi içinde yapılmış yasal temyiz başvurusu olduğu kabul edilerek esastan yapılan incelemede:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir soruşturma (hırsızlık) kapsamında arandığını öğrenip ... Polis Merkezi Amirliğine kendiliğinden gelen sanığın, yapılan üst aramasında üzerinden çıktığı ileri sürülen sustalı çakı için yeni bir adli soruşturma açılmasına tepki gösterip, ifade alma odasındayken görevlilere hitaben "a..na koyduğumun çocukları, ...bu suçu da üzerime yıkmak istiyorsunuz, ...hepinizi si..ceğim, ...adliye çıkışında sizi gebertmeyenin a..na koyayım..." gibi sözleri sarfetmesi, odada girişe göre sol başta bulunan pencere camına kafa atarak kırması eylemlerinin "tehdit"; "hakaret"; "nitelikli mala zarar verme" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
28/02/2006 tarihli iddianame ile sanık hakkında "hakaret" suçundan da kamu davası açılmakla; anılan suçtan da ayrıca hüküm kurulması gerekirken TCK'nın 265.maddesinde tanımlanan "Görevi yaptırmamak için direnme" suçunun unsuru olarak görülüp yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan "sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine" ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarında yer alan TCK'nın 53.maddesinin tatbikine ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine "Sanığın, TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," paragrafları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy