MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın beyanında adı geçen ve benzer suçlardan sabıkası bulunduğu anlaşılan .... hakkında zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği .... tarihli ve .... sayılı kısmi iptal kararının, .... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi nedeniyle koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, katılanı arayarak kendisini komiser yardımcısı olarak tanıttığı ve katılanın kimlik numarası kullanılmak suretiyle terör örgütüne para transferi yapıldığını, bu işlemi yapanları yakalamak için bildirdikleri hesaba para yatırılması gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın 61.079 TL'yi sanığın hesabına gönderdiği ancak banka görevlisinin uyarması ile sanığın hesabına bloke konulduğu, bu suretle sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçlarında, hırsızlık suçundan farklı olarak, sanığın haksız menfaati hakimiyet alanına geçirmesiyle birlikte suçun tamamlandığı ve teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın cezasında indirim yapılarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.