MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan ... vekili, ..., ..., ..., ... vekili ve ...'ın suç işlemek için örgüt kurma, katılanlar ... ve ...'in dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına dair temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunu işlediği iddia olunan sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın atılı suç yönünden kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden;
Katılanlar ... ve ...'in yokluklarında verilip usulüne uygun olarak 25.01.2012 ve 18.01.2012 tarihinde tebliğ olunan 02.11.2011 tarihli hükme yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptıkları, 07.02.2012 ve 26.01.2012 havale tarihli dilekçeleri ile vaki temyiz taleplerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılanlar ... vekili, ..., ..., ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ......., ... ..., ... ... vekili, ... vekili, ... vekili, ..., ..., ..., ..., ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ..., ...ı, ..., ..., ..., ..., ...,... ..., ...,....., ... vekilinin sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına dair temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK'nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanu’nun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu madde 14'te, tacir;
"(1)Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı Kanun'un 124. maddesinde,
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 - Yönetim kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanıklar ... ve ...'nun sahibi olduğu .... Turizm Ticaret Limited Şirketi ve ... Turizm .... Acentesi'nin, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yapılan kura sonucu hacca gidemeyen katılanları hacca götüreceklerini ileri sürerek haksız menfaat teminini amaçladıkları, bu amaçla adı geçen sanıklar ve şirket çalışanı olan sanıklar ..., ... ve ...'ın katılanlarla irtibata geçip, para tahsil ettikleri, yine sanıklar ..., ... ve ...'un da bulundukları illerde ikamet eden katılanlardan bir kısmını adı geçen şirket ve sanıklara yönlendirdikleri, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanlardan para aldıkları, sanıkların katılanları vize işlemleri ile ilgileniyoruz diye oyaladıktan sonra, hacca götürmeyi taahhüt ettikleri günden birkaç gün önce vize çıkmadığını beyan edip edimlerini yerine getirmedikleri gibi, ortadan kaybolduklarının iddia edildiği somut olayda; sanık ...'nun savunmasında ev hanımı olduğunu, şirketin resmiyette ortağı olmasına rağmen, şirket işleriyle eşi ... ilgilendiğini belirtmesi, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın savunmalarında genel itibariyle bahse konu şirket ve acentenin uzun yıllardır Diyanet İşleri Başkanlığı'na uygulanan kota nedeniyle hacca gidemeyen vatandaşlara, yurt dışından vize talebinde bulunup, hacca gönderdiklerini, bu tarihe kadar sorunsuz olarak faaliyetlerini sürdürmelerine rağmen, 2008 yılında ... ... Devleti'nin kendilerinin aracı olduğu şahıslara vize vermediğini, katılanlardan makbuz karşılığı tahsil ettikleri paraların şirket hesabına aktarıldığını ve bir kısmının hac için gerekli eşyalar, vize ve otel masrafları olarak harcandığını, kalan kısmın ise, eksik olmakla birlikte mağdurlara ödendiğini, soruşturma aşamasındaki tedbir kararları nedeniyle daha sonra ödeme yapılamadığını ancak şirketin borçlu olduğu şahıslara ödemede bulunacağını savundukları, sanık ...'in ifadesinde sahibi olduğu turizm seyahat acentesi ile sanık ...'in sahibi ve yetkilisi olduğu suça konu şirket arasında işbirliği çerçevesinde suç tarihinden önce çok sayıda hacı adayını hacca götürdüğünü, bu yılda bu amaçla mağdurlardan aldığı paraları adı geçen şirketin hesabına gönderdiğini, ancak vize verilmemesi nedeniyle kendisininde mağdur olduğunu belirttiği, sanıklar ... ve ...'nin ise savunmalarında, daha önce adı geçen şirket ile hacca gittiklerini, şirket sahibini tanıdıklarını, önceki hizmetlerine güvenerek refarans olduklarını, atılı suçla ilgilerinin olmadığını ifade ettikleri, suça konu şirketin yasal zeminde kurulup faaliyet gösterdiği, katılanlar ile temyiz isteminde bulunmayan bir kısım müştekilerden makbuz karşılığı tahsilat yaptıkları, daha sonra yaptıkları geri ödemelere ilişkin makbuz ve belgeleri dosyaya ibraz ettikleri, yine bu amaçla yaptıkları masraflara dair banka dekontları bulunduğu, bir kısım katılan ve müştekilerin ifadelerinde önceki yıllarda adı geçen şirket ile hacca gittiklerini ya da gidip memnun kalanlardan duymaları üzerine şirketle irtibat kurduklarını, hac için gerekli bir takım eşyaların ve eğitimin yapıldığını, şirket yetkilerinin kendilerine yurt dışı üzerinden vize talebinde bulunulacağını belirttiklerini ifade ettikleri anlaşılmakla, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket etmedikleri gerekçesiyle beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar ... vekili, ..., ... ..., ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..
...vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy