MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Temyiz isteminin süre yönünden reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 19/01/2010 tarihli sorgusunda belirttiği adreste 04/10/2010 tarihinde, 04/11/2010 tarihinde elektronik ortamdan (MERNİS) alınmış adreste ise 07/02/2011 tarihinde Tebliğat Yasasının 35. maddesine göre yapılmış gerekçeli karar tebliğleri anında cezaevinde olmadığı ve cezevine alındığı 06/03/2011 tarihi itibariyle de temyiz iadesini gösterir bir dilekçesinin bulunmadığı ve 18/01/2012 tarihinde gerekçeli kararın cezaevinde bizzat tebliğ olunduğu, bu arada ... . Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/07/2012 tarihli ictima kararının da verildiği ve infaza alındığı temyiz iradesini gösterir ilk dilekçesinin 27/08/2012 havale tarihli olduğu, mahkemenin de bu başvuruyu dikkate alınarak 07/09/2012 tarihli "ek kararı" ile temyiz istemini süre yönünden reddettiği, anılan ek kararın ise "ıttılaen" 19/09/2012 havale tarihli dilekçesiyle temyiz olunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla;
Temyiz isteminin "süre yönünden" reddine dair mahkemenin 07/09/2012 gün ve 2009/1127 E, 2010/580 K. Sayılı "ek kararında" bir isabetsizlik görülmediğinden; bu karara yönelik sanığın 19/09/2012 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz itirazlarının reddiyle, anılan temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin "ek kararın" ONANMASINA, 04/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy