MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi 01/06/2005 tarihinde önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörülmüş ise de; Ceza Genel Kurulu'nun 27/12/2005 tarih ve 162-173 sayılı kararı başta olmak üzere aynı konu ile ilgili diğer kararlarından da anlaşılacağı üzere, sonraki kanun, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi, cezanın para veya tedbire çevrilmesi, ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması nedenleriyle bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların nedenleri ile gerekçelerinin gösterilmesi gerekir. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise, ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabileceiktir.
Bu açıklanamalar ışığında somut olayda; hükümlü hakkında lehe olan kanunun saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp gerekçeleri açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy