MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Basit Yaralma, Mala Zarar Verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanıklardan ...'un kızı ve damadı olan katılanlar ile aralarında ailevi nedenlerden dolayı husumet bulunduğu, sanıkların ticari taksiyle seyir halinde iken yolda katılanları görmeleri üzerine araçtan inerek katılanlara saldırdıkları, sanıkların katılan ...'ı kovaladıkları, sonra geri dönüp katılan...'ı sopa, yumruk ve tekme vurmak suretiyle yaraladıkları, ardından katılan ...'a ait araca zarar verdikleri olayda;
A-Sanık ... hakkında mala zarar verme ve sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden dolayı ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek CMK'nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK'nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükümde yargılama giderine ilişkin paragrafta yer alan “müteselsilen” ibaresi çıkarılarak yerine “sanıkların sebep oldukları masrafların kendilerinden ayrı ayrı alınmasına“ ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında yaralama ve sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve Coşkun müdafii ile sanık...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mala zarar verme suçu bakımından katılan ...'ın, sanık ...'un damadı olduğunun beyan edilmiş olması karşısında, katılana ait vukuatlı nüfus kayıt tablosu getirtilerek katılan ile sanığın kızı ... hakkında alınmış bir ayrılık kararı ya da kesinleşmiş bir boşanma kararı olup olmadığı araştırılıp TCK'nın 167.maddesi de nazara alınarak sanık ...'un hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık ...'ın sabıkasız olduğu dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi kasten yaralama suçunda dosyaya yansıyan, ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının taraflardan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zarar ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu kasten yaralama eylemlerinden dolayı "mağdurun zararının giderilmemiş olması" biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK.nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına kararı verilmesi,
3-Sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden dolayı ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek CMK'nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.