MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan ...'nın cep telefonunu tamir edilmesi amacıyla tamir ve satış işi yapan katılan ...'ın işyerine giderek teslim ettiği, bir kaç gün sonra katılan ...'in telefonun tamirini yaptıktan sonra üzerine "..." yazıp tezgaha bıraktığı, sonraki tarihlerde temyiz dışı sanık ...'nin telefonunun arızalanması nedeniyle katılan ...'in işyerine tamir için gittiği sırada tezgah üzerinde "..." yazılı olan telefonu görmesi üzerine dışarı çıkıp sanık ...'a durumu anlatarak telefonla arandığında kendisini ... olarak tanıtmasını istediği ve katılanın işyerine tekrar girip kendisini katılan ...'ın arkadaşı olarak tanıtarak onun bıraktığı cep telefonunun kendisine teslimi istediği ancak katılanın kendisini tanımadığını söyleyerek kabul etmediği, bunun üzerine temyiz dışı sanık ...'nin ...'a ait olduğunu söylediği telefonu arayıp bunu teyit edebileceğini söylemesi üzerine katılan ...'in belirtilen numarayı aradığı ve görüştüğü kişinin ... olup olmadığını sorduğu, sanık ...'ın kendisini ... olarak tanıttıktan sonra bıraktığı telefonu arkadaşına vermesini istediği, katılan ...'in de görüştüğü şahsın katılan ... olduğu düşünerek telefonu temyiz dışı sanık ...'ye teslim ettiğinin iddia edildiği olayda, sanığın kaçamaklı ikrarı ve temyiz dışı sanıklar ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılan ...'in sanığın telefonda kendisini ... olarak tanıtıp, cenazesi olduğunu, telefonu arkadaşına vermesini söylediğini açık olarak beyan etmesi karşısında, sanık ...'ın temyiz dışı sanık ... ile iştirak halinde, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “150 gün”, “125 gün” ve “2.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy