MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre güvein kötüye kullanma)
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'ın yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 21.12.2010 tarihinde tebliğ olunan gerekçeli karara yönelik sanık tarafından 23.12.2010 tarihli dilekçeyle yasal süre içinde temyiz isteminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 04.01.2011 tarihli ek - kararın kaldırılıp bu hususta ret isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların traktör firmalarının bayiliğini yaptıkları, ...İlçesinde ... Galeri isimli iş yerlerinin bulunduğu, katılanın sanıkların iş yerine giderek 35.650 TL tutarında ... marka bir traktör satın almak için anlaştığı, yapılan anlaşmaya göre, sanıkların söz konusu traktörün satışı karşılığı olarak katılan için Finansal Leasing kurumundan kredi kullanımına aracılık edeceklerini kararlaştırdıkları, akabinde sanıkların katılan tarafından kullanılan krediyi aldıkları, katılanın da söz konusu aracı satın alabilmek için kullandığı kredinin alacaklı finansal şirkete ödenmesi için 17.07.2007 tarihinde 23.000 TL ve 04.10.2007 tarihinde 12.650 TL parayı sanıklara verdiği halde sanıkların bu paraları alacaklı finansal şirkete ödemedikleri, bu nedenle katılanın ikinci kez finansal şirkete ödeme yaptığı, bu şekilde sanıkların atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, mahkemenin sanık ...'ın suça katıldığına dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesine dayanan beraat kararında ve sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, belge içerikleri, araç satış sözleşmesi, finansal kiralama sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre güveni kötüye kullanma suçunun sanık ... tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.