MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıklardan ...’nin, yürümekte olan yaşlı şikayetçiye yaklaşıp yüksek sesle “.... burada Almanya’da çalışanlara gavur diyorlar !” şeklindeki sitemkar sözleri sarfetmesinin hemen ardından montunun içinden çıkardığı gerçekte 20 TL verip aldığını söylediği fotoğraf makinası gösterip “ ... az ötede bir fotoğrafıcıya bu makinayı satmak için girdim, değerinin altında bir fiyata pazarlık yaparken, yaşlı dükkan sahibi “Almanya’da çalışanların hepsi gavur” deyince sinirlendim, satmaktan vazgeçip çıktım... " diye konuşurken bahsi geçen fotoğrafçı dükkanından gelen kişi rolünü oynayan sanık ...’in onların yanına gelip ...’ye hitaben “.... babam adına sizden özür dilerim... değerli makinanızı almak isterim.. ” ısrarında bulunması ve fakat sanık ...’nin ona (şikayetçiyi işaret ederek ) “.. ona daha da düşük fiyata satarım, size malımı vermem” diyerek, mağdur üzerinde makinanın çok değerli olduğu inancını kuvvetlendirmeleri sonrası sanık ...’in mağdura “... sen al, ben de dükkanımda sana üste para verip, senden alayım.. ” sözü üzerine mağdurun sözde satıcı sanık ...’ye 200 TL ve 65 Avro parayı verip fotoğraf makinasını alması ve sanık ...’le dükkana gitmek üzere yola çıktıklarında önce sanık ...’nin ardından da bir fırsatını bulan sanık ...’in ortadan kaybolmaları eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıdaki bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarını reddine, ancak;
1-Temel hapis cezaları alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçelere dayanılarak, adli para cezalarının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayılarının asgari hadden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümlerde çelişkiye neden olunması,
2-TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca; aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihlerine kadar yoksun bırakılmasına karar verilebileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmü fıkrasının 1 ve 2 no’lu ana başlıklarının birinci paragraflarındaki “120” ; ikinci paragraflarındaki “60” ; üçüncü paragraflarındaki “50” dördüncü paragraflarındaki “50”, “1000” ; beşinci paragraflarındaki “1.000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5 ” ; “2” ; “1” ; “1” “20” ; “20” rakamlarının yazılması ve 6. paragraflarının hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca ; aynı maddenin 1. fıkrasının ( c ) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, birinci fıkrada yazılı sair haklarından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” paragraflarının yazılması sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy