MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında TCK'nın 63.maddesinin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş ve nüfus sabıka kaydı elektronik ortamdan temin edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şikayetçinin ikamet ettiği ... köyüne suç tarihinden iki ay kadar önce gelip kendini "belgeli define arayıcısı" olarak tanıtan ve aralarında bu vesileyle diyalog ortamı oluşturan, tekrar geleceğini söyleyip köyden ayrılan sanık ...'in, yanında fikir-eylem birliği içinde hareket ettiği arkadaşı sanık ...'da olduğu halde onun kullandığı ... plakalı araçla suç tarihinde yeniden köye gelip görüşme yapmaları ve define aramalarında kullanılmak üzere ortak dedektör alımı hususunda anlaşmaya varmaları neticesinde 7.000 TL'nin şikayetçi tarafından karşılanmasının kararlaştırılması üzerine, katılanın temin ettiği 6.500 TL ve 21 gramlık altın bileziği bir poşete sarıp yanına alması, 30/11/2008 tarihi saat 23.00 sıralarında birlikte yola çıkmaları, gece saat 01.00 sarılarında ...Petrol'e yakıt almak, ihtiyaç gidermek için girdiklerinde sanık ...'in lavaboya gitmesi, katılanın da ardından araçtan inmek istemesi sırasında sürücü sanık ...'nın "...ne olur ne olmaz, elindeki poşeti bırak..." telkinine uyup lavaboya gitmesi o sırada Halil'in araca dönmesi ve katılanın lavaboda olmasını fırsat bilen sanıkların onu orada bırakarak istasyondan ayrılmaları eylerinin "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni ve yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, ancak;
TCK'nın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan "sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine" ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53.maddesinin tatbikine ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "Sanıkların, TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına" paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy