MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın Özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; işsiz olan şikayetçinin, bir arkadaşından sanığın telefon numarasını aldığı ve sanığın iş bulma konusunda kendisine yardımcı olabileceğini söylediği, şikayetçinin telefonda sanık ile görüştüğü ve durumu ona anlattığı, sanığın şikayetçiyi iş bulacağı hususunda inandırdığı ve bunun için diploma fotokopisi, nüfus cüzdan fotokopisi, ikametgah ilmuhaberi ile adli sicil kaydı ve 4 adet fotoğraf hazırlamasını söylediği, 16 Haziran 2009 tarihinde sözleştikleri şekilde iş-kur merkezinde buluştukları, bu belgeleri sanığın şikayetçiden aldığı, birlikte genel müdürlük katına çıktıkları, sanığın şikayetçiye asansörün önündeki bölmede beklemesini söyleyerek orada bir odaya girip çıktığı ve şikayetçiye 01 Temmuz 2009 tarihinde iş-kurda göreve başlayacağını söylediği, bundan bir hafta kadar sonra iş-kur genel müdürünü yemeğe çıkaracağını söyleyerek ... Köprüsü'nün altında şikayetçiden 250.00 TL, daha sonra rapor alacağından vb bahanelerle üç kez 150 TL'den toplam 450 TL, 200 TL, 150 TL ve 250 TL olmak üzere toplam 1300 TL aldığı, belirtmiş olduğu tarihte işe başlamaması sebebiyle sorduğunda şikayetçiye atamaların ertelendiğini söylediği ve bu şekilde işe yerleştireceğinden bahisle şikayetçiden menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında şikayetçiden değişik tarihlerde birden fazla kez menfaat temin etmesi karşısında hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy