MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yalnız yaşayan ve evlenme niyetinde olan katılan ile tanık ... vasıtasıyla irtibat kurarak evlenilecek bayan bulma hususunda vaatte bulunan sanığın, kimliği tespit edilemeyen bir bayan ile birlikte katılan ile buluşup, katılana ait ikamete geldikten sonra burada katılan ile evlenmesi karşılığı ödeyeceği para konusunda pazarlık yaparak anlaştığı ve kimliği tespit edilemeyen bayan ile evlenmesi karşılığında 3000 TL parayı alarak evden ayrıldığı, katılanın evinde bir gün kalan meçhul bayanın ise ertesi gün intihar edeceğini söylemesi üzerine katılan tarafından... Devlet hastanesine götürüldüğü, burada torunun çocuk hastanesinde yattığına dair yalan söyleyerek bu duruma inanan katılanın
yanından ayrılarak bir daha dönmediği, bu şekilde sanığın, en başından beri evlenme niyeti taşımayan bir bayan ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılana sözde evlendireceğini vaat edip bu duruma inanan katılandan 3000 TL parasını almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini; ve ayrıca sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının belirli taksitler halinde ödenmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesinin gösterilmesi gerekirken 28.12.2004 tarihinde yürürlükten kaldırılan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 5. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1,62,52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 250 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak
üzere 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ''5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ifadelerinin yazılması; ve ayrıca hüküm fıkrasındaki; adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda yer alan ''647 sayılı Yasanın 5.maddesi uyarınca'' ifadesinin hükümden çıkartılıp yerine ''sanığa tayin olunan adli para cezasının cümlesinden sonra gelmek üzere “TCK'nın 52/4 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy