MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafiinin temyizinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 324/1. maddesine göre avukatlık ücreti yargılama giderlerinden olup ve aynı kanunun 327/2. maddesine göre beraat eden "kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir." öte yandan "29.5.1957 günlü 4/6 ve 2.5.1956 günlü 4/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da yargılama giderlerinin neler olduğu sayılmış; karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin de bu giderler arasında olduğu açıkça belirtilmiştir." (...: Beraat eden Sanık Yararına Avukatlık Ücretine Hükmedilmesi Kanuna Aykırı Değildir." Terazi-Aylık Hukuk Dergisi, Sayı:18, Şubat 2008, s.159-167) Mülga CMUK.nun 409. maddesinin 2. fıkrasındaki "Bir kimsenin evvelce ödemek mecburiyetinde kaldığı masraflar, Devlet hazinesine tahmil olunabilir" şeklindeki düzenleme ile CMK.nun 327/2. maddedeki düzenlemenin aynı olduğu ve CMUK.nun mer'iyette olduğu evrede uygulamanın ve özellikle Tarife'nin bu biçimde düzenlenmediği ileri sürülebilirse de (... ...Sanık Yararına Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Tarife Hükmünün Kanuni Bir Dayanağı Bulunup Bulunmaması Sorunu" Terazi-Aylık Hukuk Dergisi, Sayı:15, Kasım 2007, S.71-82) Tarife'nin 13/5. madde-fıkrasındaki hükmü geçersiz kılmayacaktır. Kaldı ki "CMK.nun 150/1. maddesi uyarınca; hakkında bir ceza davası açılan kişi bir müdafii (avukat) seçebilecek durumda olmadığını beyan ettiği" takdirde kendisine baro tarafından görevlendirilen bir avukat atanacak, sanık bu avukata herhangi bir ödeme yapmayacak ve ücreti de Hazine tarafından karşılanacağı gibi dava sonunda beraat etmesi halinde de önceden ödenen bu ücret Hazine üzerinde kalacaktır. CMUK.nun mer'iyette olduğu dönemde de aynı düzenleme mevcut olmasına karşın, Tarife'nin 13/5. maddesi hükmü bulunmadığından avukatla kendisini temsil ettiren ile Baro tarafından müdafii tayin edilen sanık arasındaki eşitsizlik tarifenin anılan hükmüyle de giderilmiş bulunmaktadır.
Beraat eden sanığın CMK.nun 141. ve devamı maddeleri uyarınca bu konuda dava açma imkanı da bulunmadığı gözetildiğinde ki, anılan ve devam maddelerinin yer aldığı bölümün başlığının "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" olması ve ancak maddede belirtilen sayılı ve sınırlı nedenlerle dava açılabilmesi ve bunların içinde de beraat eden sanığın önceden avukatına ödediği ücretin yer almaması; CMK'ya göre ceza yargılamasında davayı münhasıran Cumhuriyet Savcısının açmak durumunda olması ve bunu da Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yapması ve dolayısıyla davada Devletin taraf olması karşısında, tebliğnamedeki vekalet ücretinin katılan aleyhine hükmedilmesi gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5 ve 20. maddeleri uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar yararına hazine aleyhine hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yeralan "Sanıklar müdafiisine 274 TL ücret takdirine, katılandan alınıp sanıklara verilmesine" ilişkin fıkra çıkartılarak "Sanıkların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.100 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesi" fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy