MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Katılan sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve mala zarar verme suçlarından verilen temyiz talebinin reddine dair hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 05/02/2014 tarih ve 2013/110 E. 2013/617 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, anılan ek kararın ONANMASINA,
B-Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan... ve oğlu katılan sanık ...ile katılan sanık ... ve ailesinin komşu oldukları, aralarında husumet bulunduğu, suç tarihinde katılan...'nin arkasında römork takılı olan traktörü ile evinin bahçe kısmına girmek için uğraştığı sırada katılan sanık ...’in traktör ile evlerine doğru seyir halinde iken katılan...’nin evinin bulunduğu kısımda durduğu, elinde kamera ile katılan... ve oğlu katılan sanık Levent’i çekmeye başladığı, her ikisine yönelik olarak " sizi ne zaman olursa olsun öldüreceğim, a.. na koyduğumun orospusu" diyerek tehdit ve hakaret ettiği,... ve oğlunu izinleri olmaksızın kameraya çekmeye ısrarla devam ettiği, sonrasında katılman...'yi taşlamaya başladığı, bu taşların bir kısmının katılan...'ye denk gelmesi nedeni ile...’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı, katılan sanık Levent’in annesine taşların isabet etmesi ve küfür edilmesi nedeni ile katılan sanık ...’e taş atmaya başladığı ancak taşların ...'e denk gelmediği, katılan sanık ...'in bu kez camları taşlamaya başladı bu nedenle katılan...’ye ait evin camının kırıldığı, katılan sanık Levent'in elinde bulunan adli emanette kayıtlı sopayı da ...’in kızı katılan ...’ya fırlatarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı iddia edilen olayda;
1-Katılan sanık ... hakkında tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık ...müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Katılan sanık ... hakkında ...’e karşı yaralama suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ...hakkında ... Devlet Hastanesi’nden alınan tek hekimden alınan 24/01/2013 tarihli raporda hafif zeka geriliği saptandığı belirtildiği halde, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde ne sebeple azaldığı açıkça belirlenmediğinin anlaşılması karşısında, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi sağlık kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy