MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılandan iki günlüğüne araç ihtiyacı olduğunu söyleyerek... Plakalı aracını emaneten aldığı, daha sonra aracı süresinde teslim etmediği, katılan aracını teslim almak için gittiğinde aracının hasarlı olduğunu gördüğü,sanığın katılana 6 aylığına araç kiralama sözleşmesi olduğunu söyleyerek aracı teslim etmediğinin iddia edildiği olayda;
Mahkeme hükmünden sonra 30.11.2012 tarihinde verilen ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kararına varılarak;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçeye bağlanan adli para cezasının tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması sureti ile sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Kabule göre, sanık hakkında adli para cezası tam gün sayısı üzerinden hükmolunmasına karşın sonrasında sanık hakkında TCK'nın 52. maddesinin uygulanmamış olması,
3- Kabule göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükümlülüğün doğal sonucu olarak TCK'nın 53/1 maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi
mümkün bulunduğundan; sanık hakkında 60 ve 50 gün olarak hükmolunan adli para cezalarının 6 ve 5 gün olarak belirlenmesine,TCK'nın 52. maddesi uyarınca 4 gün adli para cezasının ve her günü 20 TL'den olmak üzere 80 TL adli para cezasına çevrilmesi ve özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükümlülüğün doğal sonucu olarak TCK'nın 53/1 maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesine ibarelerinin karara eklenmesine karar verilmesi sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.