MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurun yolda yürüdüğü sırada, üç kart oyunu diye adlandırılan "bul karayı al parayı" olarak da bilinen oyunu oynatan sanık ve arkadaşlarıyla karşılaştığı, sanık ve arkadaşlarının, mağdurun, parasının olmadığını söylemesine rağmen, mağdurun oyun oynaması için, borç para verebileceklerini, oyunu kaybetse de, kendisinin kaybetmiş sayılacağı belirtilerek mağduru ikna ettikleri, mağdurun önce elinde bulunan 15 TL parayla oynayıp oyunu kaybettiği, daha sonra, kendisine arka arkaya verilen 100 TL ve 100 TL olmak üzere toplam 200.00 TL parayı da oyunda kullanarak kaybettiği, başta verdiği parayı geri almayacağı söylenmesine rağmen, sanık ...'in, mağdurdan verdiği parayı geri istediği, mağdurun da, parası olmadığını, elinde sadece bilezik olduğunu belirttiği, sanığın, bilezikleri bozdurma bahanesiyle mağdurdan teslim aldığı, "arabayla gidip bozduralım" dediği, mağdurun, olaydan şüphelenmesi nedeniyle arabaya binmek istemediği ve bileziklerini geri istediği halde sanığın bilezikleri vermediği, mağdurun polise başvuracağını söylemesi üzerine sanık ve arkadaşlarının olay yerinden uzaklaştıkları, alınan bilirkişi raporuna göre; el çabukluğuyla tüm kartların boş bırakıldığı bu oyunda, oyunu oynayan kişinin, oyunu kazanma ihtimalinin bulunmadığının tespit edildiği, sanığın, el çabukluğuyla oyunun
Kazanılmasını engelleyecek hileli hareketler yaparak mağdura ait bilezikleri ve parayı aldıkları, böylece sanığın, haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve mağdur beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesine göre; "kararda, para cezasının yirmi dört eşit taksitle ödenmesine" karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün ilgili kısmına "para cezasının birer ay arayla yirmi dört eşit taksitle ödenmesine" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy