MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar ..., hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık ... yönünden,
Sanığın yokluğunda verilip 13.01.2014 tarihinde tebliğ olunan 28.11.2013 tarihli karara yönelik, sanığın 04.02.2014 tarihli temyiz inceleme başvurusunu yasal süresi geçtikten sonra yaptığı anlaşılmakla,
Sanık ... yönünden,
5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin sanık hakkında eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 09.04.2014 tarihli talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede, sanığın yokluğunda verilen 28.11.2013 tarihli kararın sanığa 16.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 08/04/2014 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, sanığın tebliğ tarihinde yurt dışında olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin "tebligattan haberdar olmadığı, yurt dışında olduğu " iddiasına dayanan ve kanuni gerekçe içermeyen eski hale getirme talebi ve buna bağlı olarak temyiz isteminin yasal süreden sonra olduğu anlaşılmakla,
Sanık ... müdafii, sanık ...'nün temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık ...'nın suç tarihi itibari ile ... İnş. Petrol ve Kim. Mad. San. Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, sanığın Halkbankası Gaziantep Şubesi Müdürlüğüne 150.000 TL tutarında kısa vadede işletme kredisi almak için müracaatta bulunduğu, bu müracaat sırasında şirketinin ekonomik durumunu ve gelirini olduğundan farklı gösterecek şekilde şirketin 31/12/2005 tarihli bilançosu ve gelir tablosu şeklinde iki adet belge ile bir adet vergi levhası sunduğu, bu belgelerin asılları elde edilememekle birlikte her üç belgenin de ilgili vergi dairesi müdürlüğünce verilmiş gibi üzerine sahte olarak mühürlendiği ve vergi dairesinde çalışıldığından bahisle bir kısım yetkililer adına sahte imzalar atıldığı, bu belgeler kapsamında sanıktan teminat göstermesi istenildiği, sanığın da hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen ... isimli şahsa ait gayrımenkulleri teminat olarak gösterdiği, bankaca bu gayrımenkullerin bulunduğu yerde keşif yapıldığı fakat bu gayrımenkuller yerine aynı mahalde bulunan başka gayrımenkullerin gösterilerek keşfe esas alınarak buna göre ipotek bedelini olması gerektiğinden daha yüksek belirlendiği, şirket adına çıkartılan 150000 TL kredinin 30/11/2006 tarihinde kullanıldığı, sanık ...'ın suç tarihi itibari ile...İnş. Teks. Boya San. ve Tic. Ltd Şti'nin ortağı olduğu, sanığın ...bankası Gaziantep Şubesi Müdürlüğüne 65.000 TL tutarında kısa vadede işletme kredisi almak için müracaatta bulunduğu, bu müracaat sırasında şirketinin ekonomik durumunu ve gelirini olduğundan farklı gösterecek şekilde şirketin 31/12/2005 tarihli bilançosu ve gelir tablosu şeklinde iki adet belge ile bir adet vergi levhası sunduğu, bu belgelerin asılları elde edilememekle birlikte her üç belgenin de ilgili vergi dairesi müdürlüğünce verilmiş gibi üzerine sahte olarak mühürlendiği ve vergi dairesinde çalışıldığından bahisle bir kısım yetkililer adına sahte imzalar atıldığı, bu belgeler kapsamında sanıktan teminat göstermesi istenildiği, sanığın da hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen ... isimli şahsa ait gayrımenkulleri teminat olarak gösterdiği, bankaca bu gayrımenkullerin bulunduğu yerde keşif yapıldığı fakat bu gayrımenkuller yerine aynı mahalde bulunan başka gayrımenkullerin gösterilerek keşfe esas alınarak buna göre ipotek bedelini olması gerektiğinden daha yüksek belirlendiği, şirket adına çıkartılan 65000 TL krediyi 06/03/2007 tarihinde kullandığı olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafii, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından "3000 gün", "2500 gün" ,"50.000,00 TL adli para cezası" , ''ancak TCK nun 158/1-j maddesi gereğince adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanıkların ayrı ayrı 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına''ifadelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla " 15000 gün", " 12500 gün" ve “250000 TL” adli para cezası" yazılmak suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından "3000 gün", "2500 gün" ,"50.000,00 TL adli para cezası" , ''ancak TCK nun 158/1-j maddesi gereğince adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanıkların ayrı ayrı 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına'' ifadelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla " 15000 gün", " 12500 gün" ve “250000 TL” adli para cezası" yazılmak suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından "3000 gün", "2500 gün" ,"50.000,00 TL adli para cezası" , ''ancak TCK nun 158/1-j maddesi gereğince adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanıkların ayrı ayrı 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına'' ifadelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla " 15000 gün", " 12500 gün" ve “250000 TL” adli para cezası" yazılmak suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından "3000 gün", "2500 gün" ,"50.000,00 TL adli para cezası" , ''ancak TCK nun 158/1-j maddesi gereğince adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanıkların ayrı ayrı 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına'' ifadelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla " 6500 gün", " 5416 gün" ve “108320 TL adli para cezası" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy