MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ... ile katılan ...'ın kardeş oldukları, kendilerine miras kalan taşınmazları paylaştıkları, paylaşma işlemi tamamlanana kadar katılanların sanık ...ye 20/01/2012 düzenleme tarihli, arka kısmında "bu senet ... köyü ... nolu parsellerde belediyenin izin verdiği şekilde tapulardaki değişiklik yapıldıktan sonra iade edilecektir" şeklinde ibare yazılı senet verdikleri, daha sonra sanık ...'in gelerek senedin yanlış olduğunu söyleyerek, yeni bir boş senedi katılanlara imzalattığı, arka kısmını daha sonra kendisinin yazacağını söylediği, sanıkların bu boş olan imzalı senedi 90.000 TL bedelli alacaklısı sanık ... olarak doldurarak icra takibi başlatmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy