Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ...’nin 04.10.2010 tarih ve 2009/769-2010/704 sayılı ilamıyla verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine, Dairemizin 04.10.2010 tarih ve 2009/769-2010/704 E-K sayılı ilamıyla onama kararı verilmiş olup, sanık hakkındaki ilamın birinci ve ikinci paragrafının, başka bir sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilmiş olan ilamdan sehven kopyalanmış olması nedeniyle oluşturulduğu, bu şekilde meydana gelen maddi hatanın düzeltilmesi talebiyle gönderilen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/171823 sayılı tebliğnamesi incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın maddi hata dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
Dairemizin 03.03.2014 gün ve 2013/15353-2014/3882 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; hırsızlık yapmak amacıyla şikâyetçiye ait evin penceresini kırarak içeriye giren sanığın konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçları sebebiyle yargılanıp cezalandırılmasından sonra suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davası sırasında, şikâyetçiye ait evin penceresinin kırık olduğunun olay yeri tutanağı ile tespit edildiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy