MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü müştekiyi arayan ve kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin telefon hattı ve banka hesaplarının PKK ile irtibatının tespit edildiğini ve banka hasaplarındaki paraları çekerek verecekleri hesap numarasına yatırmasını söylemeleri üzerine, katılanın toplam 5430 TL'yi sanığın hesabına yatırdığı, daha sonra şüphelenip polis merkezine giderek durumu anlattığı, polislerce banka ile iritbata geçilerek parayı çekmeye gelen sanığın yakalandığının iddia edildiği olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçuna teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği gözetilmeden, koşulları bulunmadığı halde anılan yasanın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy