MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Olay tarihinde sanık...’ın sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracı ile... yolunda seyir halinde iken ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, olayın akabinde sanık...'ın telefon açarak olay yerine oğlu sanık ... ile akrabaları olan sanıklar... ve ...’i çağırdığı, bu şahısların olay yerine gelmesi üzerine kazaya karışan diğer araçtaki...in üzerine saldırdıkları, ...'in de olay yerine gelen . .. plakalı resmi araç olarak kullanılan 112 ambulans içerisine girdiği, arkasından da kardeşi ...’in ambulansa sığındığı, bu esnada sanık ...'in ambulans içine girip ...'e yumruk vurduğu, diğer sanıkların da ambulansa girmeye çalıştıkları, ancak trafik polislerinin sanıkları engellediği, ambulans kapılarının içeriden kapatılması üzerine ambulansa girmeyi başaramayan sanıkların birlikte hareket ederek ambulansın kaportasına elleri ile vurmak suretiyle sol şoför kısmı kapısının camına bitişik olan yerinde yaklaşık olarak 5 cm çapında içeri doğru çökük meydana gelecek şekilde zarar verdiklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık...’ın kaza sonrası yakınlarını çağırdığını, yakınları ile karşı taraf arasında kavga çıktığını, kazanın şoku nedeniyle kenarda durduğunu savunması, sanık ...’in kavga sırasında ...’in araca girdiğini, araç hareket ettikten sonrada yumrukla aracın kapısına vurduğunu beyan etmesi, sanık ...’in kollukta verdiği beyanında aracın çeşitli yerlerine yumrukla vurduğunu ifade etmesi, zarar tespit tutanağında, aracın şoför kapısında 5 cm çapında çökmenin olduğunun belirtilmesi karşısında, sanıklar...’ın atılı suçu işledikleri yönünde delil bulunmadığından beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy