MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Ayrı konutlarda yaşadıkları dosya kapsamından anlaşılan, abi-kardeş olan taraflardan 82 yaşında bulunan sanığın, 23.07.2009 tarihi itibariyle "tesis kadastrosu" işlemi ile oluşturulan (geçmişte mirasen intikal nedeniyle fiili paylaşıma konu olduğu belirtilen) ve . köyü ... mevkiinde komşu taşınmazlar olarak kâin 130 ada 1 (sanık) ve 2 (şikayetçi) no'lu parselleri belli bir kısımda birbirinden ayıran ve katılan tarafından çekildiği belirtilen tel çitleri sökmesi eyleminin "mala zarar verme" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ve katılanın "ayrı konutlarda yaşayan abi-kardeş" oldukları dosya kapsamından anlaşılmakla sanık hakkında TCK'nın 167/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
2- Suç tarihi itabariyle altmışbeş yaşını bitirmiş bulunan sanığın mahkum edildiği "kısa süreli hapis cezasının" TCK'nın 50/3 emredici hükmü uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy