MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanın kızı ... adına tapuda tescilli ... mevkiinde kâin 126.837 m2'lik "tarla-palamutluk" vasfındaki, üzerinde çok sayıda zeytin fidanı dikili olan, etrafı koruma teli ile çevrili olmayan araziye, sanık...e ait küçükbaş hayvanlarını (keçileri) gütmekle görevli sanık...'nın, hayvanları otlatırken tüm uyarılara rağmen bir kısmının arazinin güneydoğu kısmına girmelerine müsaade edip 200 adet zeytin ve 15 adet dut ağacının tepe sürgünlerinin yedirilmesine neden olmaları eylemlerinin "zincirleme nitelikli mala zarar verme" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda:
I-"Zincirleme nitelikli mala zarar verme" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık... ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-"Zincirleme nitelikli mala zarar verme" suçundan sanık ... hakkında verilen "ceza verilmesine yer olmadığına" dair hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
1-Sanığa ait küçükbaş hayvanların otlatıldığı arazinin katılanın kızı... tarafından 10/10/2008 tarihinde satın alınmasından ve taşınmaza zeytin-dut gibi meyve fidanlarının dikilmesinden sonra "ağaçlara zarar verildiği iddiasıyla" birden fazla şikayette bulunulduğu, sanık hakkında suç tarihi " 08/09/2010 ve öncesi" şeklinde belirlenerek... Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1725 no'lu soruşturma evrakı üzerinden 12/11/2010 tarihli iddianame ile (hukuki kesintiye neden olan) TCK'nın 152/1-c, 43.maddelerine aykırılıktan kamu davası açılıp kovuşturma evresi neticesinde mahkumiyet kararı verildiği tespit olunmuş ise de; hukuki kesinti sonrası 29/11/2011 tarihli şikayet üzerine başlatılan adli soruşturmada suç tarihi 09/12/2011 şeklinde belirlenerek 21/12/2011 tarihli iddianame ile "yeni bir kamu davası" açıldığından; tavsif ve sevk maddeleri uyarınca kovuşturmanın yapılıp neticesine göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi,
2-Kabule göre de; sanık hakkında "aynı suç nedeniyle daha evvel mahkumiyet kararı verildiği" gerekçesine dayanılması karşısında; "ceza verilmesine yer olmadığına" değil CMK'nın 223/7.maddesi gereğince "davanın reddine" karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy