Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 156/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 500 Türk lirası adlî para cezalan ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı Kanun'un 53/1 maddesinin a,b,d ve bendlerinde yazılı hakları kullanmaktan, koşullu salıverilme tarihine kadarda e bendinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair Kayseri 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/01/2011 tarihli ve 2010/493 esas, 2011/75 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.06.2014 gün ve 2014-13147/44045 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2014 gün ve 2014/250129 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli 5 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, ayrıca gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığın'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy