MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müştekiye ait ... numaralı iş telefonunu arayarak kendisini polis olarak tanıtıp "senin banka hesaplarına ve kredi kartlarına el konuldu, PKK terör örgütüne hesabın aracılığıyla para yatırılıyormuş" dediği, müştekinin "kredi kartı kullanmadığını, ... ile çalıştığını, parasının bankada olduğunu" söylemesi üzerine sanığın "bana inanmıyorsan 11880'i ara, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün numarasını al, böyle bir operasyon olup olmadığını sor" dediği, müştekinin 11880'i arayarak ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün sabit telefon numarasını aldığı, verilen numarayı aradığında yine karşısına sanığın çıktığı, sanığın bu şekilde hile ile müştekiyi ikna ettiği ve telefonunu hiç kapatmadan bankaya gidip paralarını çekip istediği yere bırakmasını, operasyon başlatıcaklarını söyleyerek müştekiyi bankaya gönderdiği, müştekinin tereddütlü davranması üzerine müştekiyi azarlayarak "sen nasıl vatandaşsın, devletin polisine sahip çıkmıyorsun, dediğimi yap yoksa seni aldırırız ve cezaevine göndeririz" diyerek tehditle iknaya çalıştığı, sanığa inanan müştekinin bankadan ... Amerikan Doları ve ... TL parasını çekip, sanık ile telefonda konuşmaya devam ederek, sanığın talimatları doğrultusunda Vezneciler otobüs durağına doğru gittiği, bir yandan da o mahalde bulunan ... Polis Merkezine giderek gerçek polislere durumu anlattığı, polislerin yönlendirmesi üzerine sanıkların bildirdiği Vezneciler otobüs durağında bulunan çöp konteynırına içinde para bulunan poşeti bırakarak ayrıldığı, sanığın gelerek parayı aldığı, gerçek polislerin kendisini yakalayacağını görünce kaçmaya başladığı, 400 m sonra kovalamaca sonucu yakalandığı, yakalanırken para poşeti ve cep telefonunu yere attığı olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, fiili tamamladığı halde teşebbüs hükümlerinin uygulanması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy